Turan Dursun

Allah-Evren, Allah-İnsan ve Toplum İlişkileri

A- Allah-Evren İlişkisi:

Allah’ın “yaratma”sı, vardır, “yönetme”si vardır, “denetleme”si ve “denetlettirme”si vardır. Allah, evreni yaratmıştır ve her an da yaratmaktadır (bkz. Rahman, ayet: 29.) Yaratmasına ilişkin ayetler için bkz. “Yaratmak.”

1- Allah Evreni Nasıl Yönetir?

a) Yönetim, göklerden yere doğrudur.
b) Yönetimde, “melek”ler görev almakta:

Anlamı:

(Allah) “emr”i (buyrukla yönetilen işleri) Gökten yere (doğru) yönetir (“tedbir”). Sonra o “emr” (buyruğa uygun gelişmeler), uzunluğu, sizin sayı ölçünüze göre bin yıl olan bir gün içinde O’na çıkar. (Secde Suresi, ayet: 5.)

Açıklama:

Hadislerden ve Kur’an yorumcuların yorumlarından anlaşıldığına göre:

-İnsanların davranışlarının, yaptıklarının ve durumlarının da içinde bulunduğu evrendeki tüm işler, “gökten yere” (yukarıdan aşağıya) doğru yönetilir. Yöneten, Allah’tır. Ve meleklerle yönetir.

-Gökle yer arasında insanların bildikleri yıl hesabıyla 500 yıllık bir uzaklık vardır. Bu nedenle bir “iş”e ilişkin buyruğun yere inişi ile buyruğa göre gerçekleşen gelişmenin göğe çıkışı (toplam) bin yılda olur. Göğe çıkarılan, “bir çeşit rapordur” denebilir. Raporu düzenleyen ve ileten meleklerdir.

Mearic Suresinin 3. ve 4. ayetlerindeyse, “melekler”in, ve “ruh”un “çıkma”larının, insanların bildikleri yıl hesabıyla elli bin yılda ancak gerçekleştiği bildirilir. Bir yerde neden “bin yıl”, bir başka yerde neden “elli bin yıl” olarak bildirildiği yorumcular arasında tartışmalıdır ve çeşitli yorumlar ileri sürülmektedir. Yer ile gök, iki gök katı, tüm gök katlarıyla, Kürsi, Kürsi’yle Arş arasındaki uzaklığı açıklayan hadisler, konuya bir açıklık getirebilir. 500 yıllık uzaklık, yalnızca yer ile gök arasındaki uzaklıktır. Onun için buyruğun indirilişi ve ona uygun raporun çıkarılışı, toplam 1000 yıl ediyor. Bir de “birinci kat gök”ten öteler vardır. Sağlam olarak benimsenen hadislerde de belirtildiğine göre, iki kat göğün arasında da 500 yıllık uzaklık bulunmakta. Bir de göklerde Kürsi, Kürsi’yle Arş arasındaki uzaklık var. Buyruğun yere inişi ve ilgili raporun çıkışının “bin yıl”da gerçekleştiği bildirilirken, yalnızca yer ile birinci kat arasındaki uzaklık anlatılmıştır. Daha ötesi de olduğuna göre, “elli bin yıllık” uzaklıktan sözedilirken de işte o “ötesi” anlatılıyordur. Böyle düşünülebilir. Kimbilir?

Bkz. “Gök”, “gün”, “melek”.

2- Allah’ın Evreni Görüp Gözetmesi, Koruması

Allah, yarattıklarını, iradesine uygun olarak belirli bir düzende tutar. Bunun için görür, gözetir, tehlikelerden korur. Bütün bunlar da yine “melek’lerle olur. Bkz. “Melek”.

B-Allah-İnsan İlişkisi:

İnsan da Allah’ın bir yaratığıdır. Kendisini “tanısın, kulluk etsin” diye yaratmış sorumluluk yüklemiş, tutum ve davranışlara göre ödüllendireceğini ya da cezalandıracağını bildirmiştir, insan evrende “onurlandırılmış” bir varlıktır. Ama Allah’ın buyrukları doğrultusunda davranmadığı zaman “çok alçak” bir duruma düşer. Allah, “yazıcı melekleri”yle, insanların tutumlarını, davranışlarını denetler. “Koruyucu melekler”iyle de tehlikelerden korur.

Konu için bkz. “insan”, “melek”.

ÖZET

Bu maddedeki ayetlerin, hadislerin ve yorumların dile getirildiklerinden anlaşılanlar şöyle özetlenebilir: Allah: Evreni, her şeyiyle birlikte yoktan var eden varlık. “Allah” adı, İslam dinbilirlerinden kimine göre, bu varlığın, hiçbir anlamı sözcükten türemiş olmayan özel adıdır. Kimine göreyse “tapınılan” anlamına gelen “ilah” gibi bir sözcükten türedikten sonra “Tanrı”nın “özel ad”ı olmuştur. Eski İslam ulemasından, “Allah” yerine, “Tanrı”, “Huda” gibi sözcüklerin kullanılmasına karşı çıkan olmamıştır. Karşı çıkanlar, yakın bir geçmişe dayanır. Kur’an’ın ve hadislerin açıklamalarında “Allah” yerine “İlah” da dendiği açıkça görülür. Allah’ın başka “adlar”ı (sıfatları) da vardır. Bunlara, Kur’an diliyle “En güzel adlar” anlamına gelen “el Es-mau’l-Husna” denir. Kimi sağlam hadislerde bu “adlar”ın sayısının “99” olduğu belirtilir, İslam kelamcıları, “Allah’ın sıfatları”nı bölümlere ayırırlar: “Allah’ın Kendisi”nden (Zat’ından) dolayı olan sıfatlarına “Zat Sıfatları (Sıfat-ı Zatiyye)” “iş”lerinden dolayı olan sıfatlarına da “Fiil Sıfatları (Sıfat-ı Fi’liyye)” denir. Zat sıfatları’ndan Allah’ın hiçbir şeye benzemediğini dile getirenlere “Selbi (olumsuzluklu) Sıfatlar, (Sıfat-ı Selbiyye), nasıl bir varlık olduğunu dile getirenlereyse “Subûti (olumlu-luklu) Sıfatlar” (Sıfat- Subutiyye) adı verilir. Birinciler şöyle sayılır: “Kıdem”: Öncesizlik. “Beka”: Sonrasızlık. “Kıyam Bi Nefsihi”: Var olması için başkasına dayanır olmamak. “Vahdaniyyet”: Bir olmak, başka ortağı bulunmamak. “Muhalefetun Lil Havadis”: Yaratıklardan hiçbirine hiçbir yönden benzememek. İkinciler de şöyle sıralanır: “Hayat”: Dirilik. “İlim”: Tanrı’nın bilir olması. “Semi”: Tanrı’nın işitir olması. “Basar”: Tanrı’nın görür olması, “irade”: Tanrı’nın dilemesi. “Kudret”: Güç (Tanrı’nın gücü). “Kelam”: Tanrı’nın konuşur olması, sözleri. “Fil Sıfatları” da bir sıfatta toplanır: “Tekvin”: Yaratmak (Tanrı’nın yaratması).

Allah’ın evreni ve evren içinde de insanları yarattıktan sonra görüp gözetmesi, koruyup kollaması, insanlara sorumluluklar yüklemesi ve denetlemesi vardır. Allah tüm yönetim ve denetim işlerini yaparken melekleri görevlendirir. Kimi melekler, “yazıcılar”, kimileri de “koruyucular” olarak ve daha başka türlü görevler alarak Tanrı’nın buyruklarını yerine getirirler.

Turan Dursun, “Allah”
Bölüm VI: Allah-Evren, Allah-İnsan ve Toplum İlişkileri 

Kaynak : http://www.turandursun.com/index.php/turan-dursun/turan-dursun-makaleleri/1224-allah-evren-allah-insan-ve-toplum-iliskileri

Single Post Navigation

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: